Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

İslamda Komşu Hakkı

Ab-ı Hayat icinde İslamda Komşu Hakkı konusu , Yüce dinimiz İslamiyet'e göre komşunun komşu üzerinde hakları vardır. Buna komşuluk hakkı diyoruz. Dinimiz komşuluk hakkı üzerinde çok durmuştur. Hz. Aişe R. Anha'dan rivayet edilen hadis-i şerifte Rasülullah (S.A.V.): "Cibril ...

  1. #1
    Status : BAZGEYLANİ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Feb 2009
    Bulunduğu yer: İstanbul
    Mesajlar: 2.910
    BAZGEYLANİ yakında ünlü olacak BAZGEYLANİ yakında ünlü olacak
    Tecrübe Puanı
    0

    İslamda Komşu Hakkı



    Yüce dinimiz İslamiyet'e göre komşunun komşu üzerinde hakları vardır. Buna komşuluk hakkı diyoruz. Dinimiz komşuluk hakkı üzerinde çok durmuştur. Hz. Aişe R. Anha'dan rivayet edilen hadis-i şerifte Rasülullah (S.A.V.):
    "Cibril bana komşu hakkını o kadar çok tavsiye etti ki, neredeyse komşuyu komşuya vâris kılacak zannettim."

    Demek ki, komşu hakkı o kadar büyük ki, Cebrâil (a.s.) defalarca Peygamber Efendimiz'e gelip komşu hakkının öneminden bahsetmiştir.

    Hadisteki, "Komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim" ifadesi komşunun komşusu üzerindeki hakkını açıklamak için getirilmiştir. Çünkü İslam'ın ilk yıllarında kardeşlik ahdi de mirasçı olmayı gerektiriyordu. Sonraları bu kaldırılarak mirasın sebepleri olarak, soy yakınlığı, nikâhtan dolayı yakınlık ve velâ akdi yürürlükte bırakılmıştır.

    Hadis, komşu hakkının yüceliğine, onunla yardımlaşma ve güzelce ikramda bulunmanın gerekliliğine, komşuya zarar vermemeye, hastalanınca ziyaret etmeye, sevinçli ve kederli günlerinde yanlarında bulunmaya işaret etmektedir.

    "Komşunun komşularıyla geçiminin edep ve erkânı kırktır" demişlerdir.

    1. Kişinin kendi evine bitişik olanlarla, karşısında bulunup da kapıları görünenlerden kırk eve kadar oturanlar, -zımmî (hıristiyan vatandaş) da olsalar- komşularıdır. Bunlara, iyilik etmek ve gerçekten akrabalarmış gibi güzel davranmaktır.
    2. Komşunun ev halkına, kötülük etmeyip, onların namusunu korumaktır.
    3. Komşuya gelip gidene uzun uzun bakıp, rahatsız etmemektir.
    4. Komşusu açken, kendi tok yatmamaktır.
    5. Komşuyu el veya diliyle incitmekten sakınmaktır.
    6. Komşunun evine, penceresinden, duvarından izinsiz bakmamaktır.
    7. Komşularına azdan çoktan -zımmî de olsa- hediye vermekti.
    8. "Komşu çanağı" göndermektir. Yani kokusu duyulacak bir yemek pişirildiğinde, bitişik komşuya hediye etmektir.
    9. Satın aldığı meyveden, rastladığı komşusuna hediye etmektir.
    10. Komşuları borç isterse, vermektir.
    11. Komşuları muhtaç kaldıysa, ihtiyaçlarını gidermektir.
    12. Komşusunu bayramlarda ziyaret etmektir.
    13. Komşunun hayvanlarına taş atmamaktır.
    14. Komşunun çocuklarını, kendininkilere dövdürüp sövdürmemektir.
    15. Komşuların izni olmadan, kendi binasını, onlarınkinden yüksek ve önlerini kapayacak şekilde yaptırmamaktır.
    16. Komşularını, kendi taraflarından, duvara ağaç kakmaktan menetmektir.
    17. Komşularına, kendi oluklarının akıntısıyla veya yolunun toprak kazıntısı ve kar kürün tüsüyle rahatsız vermemektir.
    18. Komşuların sırlarını ve ayıplarını soruşturmamaktır.
    19. Komşuların hallerini ve işlerini başkalarına söylemektir.
    20. Komşularına yolda rastladıkça ilk önce selâm vermektir.
    21. Komşularla konuşurken lâfı uzatmayıp, lüzumu kadar konuşmaktır.
    22. Komşularından su, tuz ve ateş gibi zarurî maddeleri esirgemeyip vermektir.
    23. Komşuların hediyesini, az da olsa kabul edip, çok bilmektir.
    24. Komşuların ayıplarını örtmektir.
    25. Komşularına dert ortağı olmaktır.
    26. Komşularından izin almadan evini yabancıya satmamaktır.
    27. Komşusu bir yerden dönünce ziyaret etmektir.
    28. Komşularını kederli günlerinde teselli etmektir.
    29. Komşuları tarafından davet olununca, kabul edip gitmektir.
    30. Komşuları tarafından davet olununca, kabul edip gitmektir.
    31. Komşusu bir şey isteyince memnuniyetle vermektir.
    32. Komşusu bir kusur işleyince, af ederek, sevgi uyandırmaktır.
    33. Komşuları hasta olunca ziyaret etmektir.
    34. Komşulardan biri vefat edince, cenazesinde hazır bulunmaktır.
    35. Komşuların yetimlerini himâye etmektir.
    36. Komşularıyla buluşunca, güleç yüzlü olup, tatlı söz söylemektir.
    37. Komşuların kendisine nasıl davranmasını istiyorsa, onlara öyle muamele etmektir.
    38. Başkalarından gelse tahammül edemeyeceği eziyete, komşusundan gelince tahammül etmektir.
    39. Komşulardan kabalık edenlere aldırmamaktır.
    40. Komşulardan sert söyleyenlere, mülâyim davranmaktır.
    Yaradılanı Severiz Yaradandan Ötürü

    Hadimin Müslümin

  2. #2
    Status : _Ümit_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Aug 2008
    Mesajlar: 2.955
    _Ümit_ seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0

    ALLAH(c.c) razı olsun kardeşim
    Maş çok önemli konulardan biri
    Emeğinize sağlık
    Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...

  3. #3
    Status : BİR-GARİPYOLCU isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Dec 2009
    Mesajlar: 319
    BİR-GARİPYOLCU yakında ünlü olacak
    Tecrübe Puanı
    0

    İslam'da Komşuluk İlişkilerinin Önemi

    Komşu tabiri, birbirine bitişik veya yakın yerlerde yaşayanlar için kullanılır.Komşu olmanın doğurduğu birtakım hak ve görevlerin yanı sıra bunların sağlandığı bir ilişkiler düzeni bulunmaktadır. Bunlara genel olarak komşuluk veya komşuluk ilişkileri denilir.Komşuluk ilişkileri özellikle köy ve kasaba gibi kü-çük yerleşim bölgelerinde sosyal dayanışma açısından önemli olduğu gibi, ailelerin huzur ve güven içinde yaşamaları açısından da önemlidir. İyi komşuluk ilişki-leri mutluluk ve sevincin paylaşılmasında, sıkıntı ve kederin göğüslenmesinde ayrı bir öneme sahip olduğundan fert ve ailelere toplum içinde destek olur. Dolayısıyla sosyal bünyeyi güçlendirir. Kötü komşuluk ilişkileri de sürekli rahatsızlık, güvensizlik ve yalnızlık hissi uyandırır. Kültürümüzdeki süzülmüş bir anlayışın ifadesi olan, “Ev alma, komşu al” özdeyişi, komşuluk ilişkilerinin her iki yönü açısından da son derece isabetli bir tesbiti dile getirmektedir. Yine dilimizdeki “Komşu komşunun külüne muhtaçtır”, “Komşuda pişer, bize de düşer” gibi özdeyişler ve sık gelip gitmeleri anlatmak üzere, “komşu kapısına çevirmek” ve benzeri deyimler, komşuluk ilişkilerinin anlamını ve boyutlarını göstermek bakımından önemlidir.
    Sosyal dayanışma ve yardımlaşma açısından insana ai-leden sonra en yakın sosyal çevreyi komşular teşkil ettiği içindir ki, gerek Kur’an ve gerekse hadislerde komşuluk ilişkilerine titizlikle değinilmiştir. Bir âyette ana baba ve yakın akrabalardan sonra, yakın ve uzak komşuya iyilik etmek, iyi davranmak tavsiye edil-mektedir (en-Nisâ 4/36). Peygamberimiz komşuluk hakları konusunda kendisine yapılan sıkı tavsiyeleri anlatmak ve komşuluk hukukuna dikkat çekmek maksadıyla, “Cebrâil bana komşu hakları konusunda öyle hükümler getirdi ki, bu gidiş-le her halde komşu komşuya vâris kılınır diye düşündüm” (Buhârî, “Edeb”, 123) demiştir. Peygamberimiz’in, “Komşu-su elinden, dilinden emin olmayan kişi mümin sayılmaz” (Buhârî, “Edeb”, 29) sözü, komşuluk ilişkisinin önemini ve ne kadar hassas bir konu olduğunu açık bir şekilde göstermektedir. Yine Resûlullah’ın “Allah’a ve âhiret gününe inanan kimse komşusuna ikramda bulunsun” (Buhârî, “Edeb”, 31) gibi sözleri de bu bağlamda değerlendirile-bilir.Resûl-i Ekrem komşuluk ilişkilerinde nasıl davranmak gerektiğine ilişkin olarak şu hususlara dikkat çekmiş-tir: 1. Hastalandığında geçmiş olsun ziyaretine gitmek. 2. Öldüğünde cenazesinin kaldırılmasında bulunmak. 3. Borç istediğinde vermek. 4. Darda kaldığında yardımına koşmak. 5. Bir nimete kavuştuğunda tebrik etmek. 6. Başına bir musibet geldiğinde teselli etmek. 7. Evi onun rüzgârını (güneşini, manzarasını) engelleyecek şekilde yüksek yapmamak. 8. Ne pişirdiğini ona belli etmemek, belli ederse pişirdiğinden ona da vermek (Mecma‘u’z-zevâ’id, VIII, 168-170). Hz. Peygamber’in bu tavsiyesi komşuluk ilişkilerine oldukça kuşatıcı bir çerçeve çiz-mekle birlikte, komşunun komşu üzerindeki bütün hakları-nı saymayı değil belki önemli olanlarına örnek kabilin-den işaret etmeyi amaçlar. Bu itibarla bir müslümanın, din ve dindarlık farkı, kültür ve bölge farkı gözetmek-sizin bütün komşularıyla iyi ilişki içinde olması, İs-lâm’ın yardımlaşma, dayanışma, zarar vermeme, küs durma-ma ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi, bu konudaki örf ve âdeti ihmal etmemesi gerekir.Günümüzde hızlı şehirleşmenin, şehir yapılaşmasının ve değişen iş hayatının komşuluk ilişkilerini olumsuz yönde etkilediği görülmektedir. Aynı apartmanda yaşadık-ları halde yardımlaşma, dayanışma bir tarafa tanışmayan, konuşmayan insanlar bulunmaktadır. Apartman hayatına, değişen iş hayatına uygun ilişki biçimlerinin oluşması, buna fizikî anlamda imkân sağlayacak çözümlerin araştı-rılması beklenmektedir. Komşuluk ilişkilerinin müsbet yönleri hakkıyla gerçekleştirilemese de, hiç değilse olumsuz yönlerinden kaçınmak mümkündür. Bunun için kom-şuları rahatsız edecek davranışlardan, evin içinde bile olsa yüksek sesle konuşmaktan, televizyon, teyp gibi cihazların sesini yükseltmekten ve ne türlü olursa olsun gürültü yapmaktan kaçınmak gerekir. Allah katında da kul katında da hakkında komşularının iyi şahitlik yaptığı bir kişi olmaya çalışmak yeterlidir.
    .Hayat bir uykudur, ölünce uyanır insan; sen erken davran, ölmeden önce uyan!

  4. #4
    Status : BİR-GARİPYOLCU isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Dec 2009
    Mesajlar: 319
    BİR-GARİPYOLCU yakında ünlü olacak
    Tecrübe Puanı
    0

    Sadece Üyeler Linkleri Görebilir... Komşuluk

    Sual: Komşu hakkının dindeki yeri nedir?
    CEVAP

    Komşu hakkı önemlidir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Allah’a ve kıyamete inanan, komşusuna iyilik etsin!) [Buhari]

    (Evinizde pişen yemekten, komşunuzun hakkını verin.) [Şir’a]

    (Komşusu aç iken tok yatan, [gerçek] mümin değildir.) [Buhari]

    (Komşuya da, ana-babaya hürmet eder gibi hürmet etmek gerekir.) [Şir’a]

    (Güzel komşuluk et ki, hakiki mümin olasın.) [Tirmizi]

    (Komşunun miras hakkı gibi hakkı vardır, o da komşuluk hakkıdır. Eğer müslüman ise sende iki hakkı vardır: Biri komşuluk hakkı, biri de Müslümanlık hakkı.) [İslam Ahlakı]

    (Komşu üç türlüdür: Bir hakkı olan, iki hakkı olan üç hakkı olan komşu. Bir hakkı olan, akraba olmayan gayri müslim komşudur. İki hakkı olan komşu, Müslüman olan komşudur ki, onun hem Müslümanlık, hem de komşuluk hakkı vardır. Üçüncü hakkı olan komşu ise, akraba olan Müslüman komşudur. Bunun hem Müslümanlık, hem akrabalık, hem de komşuluk hakkı vardır.) [Ebu Nuaym]

    (Komşusuna üzen, beni üzmüş olur. Bana eziyet eden Allah’a eziyet etmiş olur. Komşusu ile dövüşen, benimle dövüşmüş olur. Benimle dövüşen Allah ile dövüşmüş olur.) [Ebu Nuaym]

    (Namaz kılan, oruç tutan, sadaka veren, fakat dili ile komşularını inciten nice kimseler vardır ki, gidecekleri yer Cehennemdir.) [Hakim]

    Komşuya emr-i maruf yapmamak önemli bir kul hakkıdır. Mesela, alkollü içkilerin, açık gezmenin haram olduğunu, güler yüz ve tatlı dil ile komşularına anlatmalı. Komşularının günah işlediklerini görüp de, bana ne diyerek evine çekilen, uygun bir şekilde onlara nasihat etmeyen ve kendileri ile görüşmeyen, onların Cehennemden kurtulması için yardım etmeyen mesul olacaktır. Komşuları böyle bir kimseyi, kıyamette Allahü teâlâya şikayet edeceklerdir.

    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Nice kimse, kıyamette komşusunun yakasına yapışıp "Ya Rabbi, buna, niçin kapısını bana kapattığını sor. Niçin elindeki nimetlerden bana da vermedi" diyecektir.) [İsfehani]

    (Komşun yardım isterse yardım et. Borç isterse ver. Fakir ise gözet. Hastalanırsa ziyaret et. İyi şeylerini tebrik et, felaketlerinde sabır dile. Ölünce cenazesine git.) [Harâiti]

    Kötü komşu
    Müslüman, komşunun sıkıntılarına da katlanır. Ona zararı dokunmaz. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Komşusu kötülüğünden emin olmayan kimse, [kâmil] mümin değildir.) [Buhari]

    (Allah’a ve ahirete inanan, komşusunu incitmesin!) [Buhari]

    (Allah ve Resulünü seven, bunların da kendisini sevmesini isteyen, konuşunca doğru söylesin, emanete riayet etsin ve komşusu ile iyi geçinsin!) [Beyheki]

    (Komşusu, şerrinden emin olmayan kimse, iman etmemiştir.) [Bezzar]

    (Kötü komşu, gördüğü iyiliği gizler, kötülüğü de yayar.) [Taberani]

    (Komşunun köpeğini döven, sahibini incitmiş olur.) [İ. Gazali]

    (Sıkıntıya düşen komşusuna yardım edene, sıkıntısını giderene, kıyamette en kıymetli elbiseler giydirilir.) [Şir’a]

    (Komşu hakkı dört taraftan kırk evdir.) [İ.Hibban]

    (Kendisinin iyi mi, kötü mü olduğunu anlamak isteyen kimse, salih komşularının kendisi hakkında ne dediklerini öğrensin! "iyi" diyorlarsa, Allah indinde iyi olduğunu anlasın!) [İbni Mace]

    Evet, salih komşularımız, bize iyi birisi diyorlar mı?
    Her müslümanın, bilhassa yeni evlilerin, haramlardan sakınan, ibadet yapan salih müslümanlar arasında ev araması gerekir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Ev satın almadan önce, komşuların nasıl olduklarını araştırın! Yola çıkmadan önce, yol arkadaşınızı seçin!) [Şir’a]

    İyi komşu
    İyi komşu, sadece komşularına zarar vermeyen değil, onlardan gelecek zararlara ve sıkıntılara da katlanandır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Malına veya çoluk çocuğuna zarar verir korkusu ile komşusuna kapısını kapatan, onunla görüşmeyi kesen [hakiki] mümin değildir.) [Harâiti]

    (İnsanların arasına karışıp da, onlardan gelen sıkıntılara sabreden mümin, kenara çekilip onlardan gelecek sıkıntılara sabretmek sevabından mahrum kalan müminden daha iyidir.) [Tirmizi, İ. Mace, İ. Ahmed, Beyheki]

    (Allah indinde komşuların iyisi komşularına faydalı olandır.) [Hakim]

    (Cebrail aleyhisselam, komşu hakkının öneminden o kadar bahsetti ki, komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.) [Buhari]

    Bir kimse, komşusundan ne bekliyorsa, komşusuna da aynı şeyleri yapmalıdır! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Allah’a yemin ederim ki, bir kimse, kendisi için sevdiği şeyi, komşusu veya arkadaşı için sevmedikçe iman etmiş olmaz.) [Müslim]

    İyi komşu bir nimettir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Şunlar Müslüman için saadettir: Saliha hanım, iyi komşu, geniş ev ve uygun binek.) [Hakim]

    (Bir salih müslümanın hürmetine, komşulara gelecek yüzlerce bela önlenir.) [Taberani]

    (İki kişi, ölen komşusu için, “Biz bunu iyi biliyoruz” derse, o kul öyle olmasa da, Allahü teâlâ meleklere buyurur ki: İki komşunun şahitliğini kabul edin ve ölenin ilmimdeki durumuna bakmayın!) [İ.Neccar]

    (İyi komşuluk, ülkeleri mamur eder ve ömrü uzatır.) [İ. Ahmed]

    (İyi komşu, komşusunu Cennete sokar.) [Deylemi]

    Komşuyu üzmekten sakınmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Komşusuna eziyet eden, bana eziyet etmiş olur.) [Ebuşşeyh]

    (Komşusuna eza edeni Allahü teâlâ sevmez.) [Deylemi]

    (Komşusu şerrinden emin olmayan, [gerçek] mümin olamaz.) [Buhari]

    (Kötü komşuya kıyamette Allahü teâlâ rahmetle nazar etmez.) [Deylemi]

    (Allahü teâlâ komşusunun kötülüğüne, ölene kadar sabreden kişiyi sever.) [Hatib]

    (Eza eden komşuya sabredeni Allah sever.) [Hakim]

    (Allah ve Resulünün sizi sevmesi için, emanete riayet edin, doğru konuşun, komşunuzu üzmeyin ve ona iyi muamele edin.) [Taberani]

    Sual: Bizimle aynı varlıkta komşu bir hanım var. Evimizde un, şeker, yağ gibi gıda maddesi veya herhangi bir kitap, bir alet görse, ödünç olarak, ariyet olarak ister. Getirme huyu da yoktur. Hani maddi durumları kötü olsa, varsın getirmesin diyeyim. Bizden aşağı tarafları yok. Beyim, "Ne isterse istesin hiçbir şey vermemeli!" diyor. Komşu hakkından korkuyorum. Vermesem günah olur mu? Komşumun her gördüğünü istemesi ve aldığını getirmemesi günah değil midir? Bu komşu, sadece bizden değil, başkalarından da böyle şeyler istiyormuş.
    CEVAP

    Beyiniz, sizin malınızı, siz de beyinizin malını izinsiz harcayamazsınız. İzinsiz harcamak, başkasına vermek günah olur. Komşu gelince, "Beyim razı olmuyor. Ondan izinsiz bir şey vermem günahmış" derseniz, o da bir daha bir şey isteyemez. Ondan bundan bir şey istemek doğru değildir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (İnsanlardan bir şey istemeyin, velev ki bir misvakı bir defa kullanmak için de olsa.) [Bezzar]

    Ödünç veya borç alıp da vermemek günahtır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Aldığı borcu ödemek istemeyenlere Allahü teâlâ, kıyamette "Bu kimsenin hakkını sizde bırakacağımı mı zannettiniz?" buyurarak o kimsenin iyi amellerini alıp diğerine verir. Eğer borcunu vermeyenin iyi ameli yoksa, borç verenin kötü amellerini, günahlarını borçluya yükler.) [Taberani]

    Bir kimseye zarar vermek, kalbini kırmak kötüdür. Fakat komşuya zarar vermek, onu incitmek daha kötüdür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Komşusu, zararından emin olmayan kimse, Allah’a iman etmiş sayılmaz.) [Bezzar] [Yani bu kimse kâmil mümin değildir.]

    Komşu kötü de olsa, ona elden gelen iyiliği yapmaya çalışmalıdır!
    Müslüman, komşunun sıkıntılarına da katlanır. Ona zararı dokunmaz.

    Sual: Gittiğim yerlerde çeşitli sebeplerden dolayı bazı bahaneler bularak yapılan ikramları kabul etmiyorum. Günah oluyor mu?
    CEVAP

    Meşru bir mazeretiniz yoksa, yiyip içilmesi haram olmayan ikramı reddetmek uygun değildir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Bir kimseye bir arkadaşı ikramda bulunursa, onu kabul etsin! Çünkü o Allahü teâlânın ikramıdır. Allah’ın ikramını da reddetmeyin!) [Ebu Nuaym]

    (Arkadaşının evine gelip de, önüne konulanı yememek cefadır.) [Deylemi]
    Sadece Üyeler Linkleri Görebilir...
    .Hayat bir uykudur, ölünce uyanır insan; sen erken davran, ölmeden önce uyan!

  5. #5
    Bennu Deniz
    Guest




Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok



SEO by vBSEO 3.6.0 ©2011, Crawlability, Inc.