Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 21

safer ayı bela ayımı

Dini Sorular icinde safer ayı bela ayımı konusu , Safer ayı niçin bela ayıdır böyle bir ay var mıdır?Peygamberimizin bu ayda belaya uğrayip hasta oldugu doğrumudur ve bu ay icin yapılması gereken özel bir ibadet veya korunma duası varmıdır? ...

  1. #1
    Status : *Gökçe* isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Oct 2009
    Bulunduğu yer: RABBİMİN GÖRDÜĞÜ YERDEN...
    Mesajlar: 4.887
    *Gökçe* yakında ünlü olacak *Gökçe* yakında ünlü olacak
    Tecrübe Puanı
    0

    safer ayı bela ayımı



    Safer ayı niçin bela ayıdır böyle bir ay var mıdır?Peygamberimizin bu ayda belaya uğrayip hasta oldugu doğrumudur ve bu ay icin yapılması gereken özel bir ibadet veya korunma duası varmıdır?


    Soru: Safer ayı gerçekten musibet ve bela ayı mıdır? Bunu söyleyenler bir hadisin olduğundan bahsediyorlar. Bu konuda bilgi verirseniz memnun olurum.


  2. #2
    Status : Güle Sevdalı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Dec 2009
    Mesajlar: 518
    Güle Sevdalı seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0

    Bismillâhirrahmânirrahîm.

    Safer, kameri ayların ikincisinin adıdır. Resmi vesikalarla hususî mektuplarda ve takvimlerde "Saferu'l-hayr" şeklinde yazılır ve (s) rumuzuyla gösterilirdi. Bilindiği gibi kamer (ay)ın doğuş ve batışına tabi olan ay hesabına "kamerî aylar" denilmektedir ki şunlardır: Muharrem, Safer, Rebîu'l-evvel, Rebîu'l-ahir, Cemaziye'l-evvel, Cemaziye'l-ahir, Receb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce. Bu hususta Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:

    "Hakikatte ayların sayısı ALLAH katında, ALLAH'ın kitabında -ta gökler ve yeri yarattığı günden beri- on iki aydır. Onlardan dördü haram olanlardır. İşte bu, en doğru hesaptır. O halde bilhassa bunlarda, o haram aylarda nefislerinize zulmetmeyin. Bununla beraber müşrikler sizinle nasıl topyekûn harb ederlerse, siz de onlarla topyekûn harb ediniz. Bilin ki ALLAH, haramlardan, fenalıklardan sakınanlarla beraberdir." (Tevbe Sûresi: 36)

    Ebû Bekre (R.A.)'den rivayete göre, Veda haccında okuduğu hutbesinde: Takvim düzeni açısından zaman, ALLAH'ın gökleri ve yeri yarattığı gündeki ilk durumuna dönmüştür. Artık sene on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Ve üçü peşi peşinedir ki, Zilkade, Zilhicce ve Muharremdir. Bir de Cemaziye'l-âhir ile Şaban arasında yer alan Müdar'in Receb'idir." (Buhari, Tefsir (9) 8, Bed'ül'l-Halk: 2, Megazi: 77, Edahi: 5, Tevhid: 24, Müslim, Kasame: 29, Ebu Davud, Menasik: 67, Ahmet b. Hanbel, 4/37,73) buyuran Hz. Peygamber (S.A.V) Efendimiz haram ayların: "Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb" ayları olduğunu belirtmiştir. Araplar daha İslâmiyet gelmeden önce Haram ay denilen bu ayları kutsal tanır ve bu aylarda savaştan, yağmacılıktan kaçınırlardı. Çünkü müşrik de olsalar, inanç ve yaşantılarında "Hak Din"den kalıntılar vardı. Haram aylara hürmet, Kâbe'yi tavaf etmek ve hac yapmak gibi. Tabii bütün bunlar da tahrif edilerek, aslından uzaklaştırarak yapıyorlardı. Aslında bütün batıl dinler, hep "Hak Din"den uzaklaşma neticesinde oluşmuşlardır. Hiçbir batıl din, birileri tarafından kurulmamıştır. Bu bakımdan dinimizi, olduğu gibi dosdoğru öğrenmek ve yaşamak mecburiyetindeyiz.

    Araplar her yıl kendi adetlerine göre gelip hacceder, ALLAH'a iman ile putlara tapmayı birbirine karıştırıp içinden çıkılmaz garip bir inanç sistemi meydana getirirlerdi. Ama her şeye rağmen mal ve can güvenliği yoktu. Mekke'ye hac mevsiminde gelebilmek bile başlı başına bir problem idi. O yüzden kabile reisleri hac aylarından olan Zilkade ile Zilhicce'de bir de onu izleyen Muharrem'de savaşmayı kaldırırlar ve bu ayları hürmetli sayıp kesinlikle uyulmasında ısrarla dururlardı. Böylece uzak yerlerden hac için gelenler bu üç ayda hem ibadetlerini yerine getirirler, hem de güven içinde evlerine dönme imkanı bulurlardı.

    Cahiliyye devrinde, birbiri ile çarpışmaya ve talana alışmış olan Araplara fasılasız üç ay güvenlik ve sulh içinde yaşamak çok ağır geliyordu. Onun için Hz. İbrahim (A.S.) ve Hz. İsmail (A.S.)'dan beri devam ede gelen bu tertibi canlarının istediği gibi bozmaya, mesela Muharrem ayındaki haramlığı Safer ayına çevirmeye, diğer haram ayları da ileri geri götürmeye başladılar ve hadis-i şeriflerde de belirtildiği üzere: "Muharrem ayını Safer diye isimlendirerek", (Bak. Buhari, Hacc: 34, Menakıbu'l-ensar: 26, Müslim, Hacc: 198, Ebu Davud, hacc: 80) Muharrem'i haram ayı olmaktan çıkarıyorlar, haram ayındaki yasakları işliyorlardı. Böylece, Muharrem'in haramlığını Safer ayına tehir ediyorlardı. Maksatları ardarda gelen üç haram ayı ikiye indirmek, üçüncüyü bir ay geriye bırakmaktı. Çünkü üç ay üst üste, savaşmak, yağmalamak ve öldürmek gibi alışkanlıklardan uzak kalmak onlara zor geliyordu. Cenâb-ı Hak, Kur'an-ı Kerim'de: "Haram ayları ertelemek, sadece kâfirlikte ileri gitmektir. Çünkü onunla, kâfir olanlar saptırılır. ALLAH'ın haram kıldığının sayısını bozmak ve O'nun haram kıldığını helal kılmak için haram ayını bir yıl helal sayarlar, bir yıl da haram sayarlar. Böylece onların kötü işleri kendilerine güzel gösterilmiştir. ALLAH kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez." (Tevbe Sûresi: 37) buyurarak, onların bu nesi' tatbikatlarını "küfürde artış" olarak değerlendirmiştir. Bu hal hicretin 10.yılına kadar devam etti. Veda Haccında Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz ayların o sene tam yerini bulduğunu açıkladı.
    SUSTUM!Suskunluğun misafiri olmaktan haz alıyor yüreğim!Musalla taşındaki cesedin suskunluğu kadar suskunum!Konuşmalara küstüm! Gemilerim artık kendime yol alıyor.Her zaman her yerde her istenileni anlatamıyorum!!!.Kime, neyi, nasıl ispatlayacaksın! o halde suskunluğun elini tutuyorum.Merhem tutmaz öyle yaralarım var ki! Konuşamıyorum…İçime atıp susuyorum.Kurşun geçmez şartlanmış beyinlere söz geçiremiyorum!!!.Sayfalarca susuyorum.Kelimelerimin dinlenmeye en çok muhtaç olduğu anlarda,Beni anlayacak bana derman olacak birini aradığımda,O çok (boş) konuşanlar kaçıyor.Sokağımın gece yarısı suskunluğa terk edildiği gibi,Bende yüreğimi suskunluğun kucağına bırakıyorumKonuştuğum zaman mahkûm,Sustuğum zaman zanlı muamelesi görüyorum!!!.Ne yapacaksın, kime gideceksin…Anlamsız konuşmalardan kendime sığınıyorumZor olanı tercih ettim sustum…Boğazıma dizilmiş sözcükleri söylemeden, haykıramadan, içime atarak…Bir bilseler susan birinin gözlerinde çuvallar dolusu kelime olduğunu,Ve yine bir bilseler söz tükenmişse en güzel cevabın susmak olduğunu…Tarif edemediğim acıları,Hayal kırıklıklarımı susuşlarımla örtüyorum.Yüreğimin en ücra köşelerine inen zehirli oklardanCanım çok yandı!Konuşursam;Kırmaktan, kırılmaktan,Gözyaşlarımı tutamamaktan,Kelimeleri yan yana getirememekten,Yaralı kelimeler sunmaktan korkuyorum.Geri alınmayacak kelimeler adına; ağzımın sürgüsünü çektim!Şuan boğazımda düğümlenen kelimeleri çarmıha germekle meşgulümSustum…Ben sustukça suskunluğumun üstüne düşman gibi sözcükler yağsa daİncitseler de beni, artık vakit susma vaktidir,

  3. #3
    Status : *Gökçe* isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Oct 2009
    Bulunduğu yer: RABBİMİN GÖRDÜĞÜ YERDEN...
    Mesajlar: 4.887
    *Gökçe* yakında ünlü olacak *Gökçe* yakında ünlü olacak
    Tecrübe Puanı
    0

    razı olsun kardeşim bilgilendirdiğin için

  4. #4
    Status : Güle Sevdalı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Dec 2009
    Mesajlar: 518
    Güle Sevdalı seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0

    Amin Ecmain kardeşim(:,,
    SUSTUM!Suskunluğun misafiri olmaktan haz alıyor yüreğim!Musalla taşındaki cesedin suskunluğu kadar suskunum!Konuşmalara küstüm! Gemilerim artık kendime yol alıyor.Her zaman her yerde her istenileni anlatamıyorum!!!.Kime, neyi, nasıl ispatlayacaksın! o halde suskunluğun elini tutuyorum.Merhem tutmaz öyle yaralarım var ki! Konuşamıyorum…İçime atıp susuyorum.Kurşun geçmez şartlanmış beyinlere söz geçiremiyorum!!!.Sayfalarca susuyorum.Kelimelerimin dinlenmeye en çok muhtaç olduğu anlarda,Beni anlayacak bana derman olacak birini aradığımda,O çok (boş) konuşanlar kaçıyor.Sokağımın gece yarısı suskunluğa terk edildiği gibi,Bende yüreğimi suskunluğun kucağına bırakıyorumKonuştuğum zaman mahkûm,Sustuğum zaman zanlı muamelesi görüyorum!!!.Ne yapacaksın, kime gideceksin…Anlamsız konuşmalardan kendime sığınıyorumZor olanı tercih ettim sustum…Boğazıma dizilmiş sözcükleri söylemeden, haykıramadan, içime atarak…Bir bilseler susan birinin gözlerinde çuvallar dolusu kelime olduğunu,Ve yine bir bilseler söz tükenmişse en güzel cevabın susmak olduğunu…Tarif edemediğim acıları,Hayal kırıklıklarımı susuşlarımla örtüyorum.Yüreğimin en ücra köşelerine inen zehirli oklardanCanım çok yandı!Konuşursam;Kırmaktan, kırılmaktan,Gözyaşlarımı tutamamaktan,Kelimeleri yan yana getirememekten,Yaralı kelimeler sunmaktan korkuyorum.Geri alınmayacak kelimeler adına; ağzımın sürgüsünü çektim!Şuan boğazımda düğümlenen kelimeleri çarmıha germekle meşgulümSustum…Ben sustukça suskunluğumun üstüne düşman gibi sözcükler yağsa daİncitseler de beni, artık vakit susma vaktidir,

  5. #5
    Status : HURİ_nazz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Dec 2009
    Bulunduğu yer: İSTANBUL
    Mesajlar: 1.870
    HURİ_nazz seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0

    EVET canımkardeşim bahsettiğin doğrudurEfendimiz SAV bu ayda ölüm hastalığına tutulmuştur.

    Safer ayında Levhi Mahfuz'dan birinci kat semaya 320.000 bela inmektedir. Bu belalar ve kazalar sene içine yayılmaktadır. Bir dahaki safer ayına kadar bu 320.000 beladan birinin size isabet etmesinden korunmak isterseniz, aşağıda tarif edilen namazları kılınız, tesbihatları yapınız. Aile efradınıza ve çevrenize de tavsiye ediniz. Bu namazları kılanların, bir dahaki sene aynı güne kadar (üzerine kat'i yazılmış yani ALLAH'ın Teâlâ'nın C.C., senin üzerinde gerçekleşmesine kesin hüküm verdiği kazalar müstesna) kazalardan korunacağı rivayeti vardır.
    Safer ayının ilk ve son çarşamba gününün gecesinde, yani salı gecesi kılınacak namazdır;
    (İSLÂM'da gece günden önce gelir. Yani Cuma günü, Perşembe Günü akşam ezanı okunduğunda giriyor)

    1 Rekât : Fatiha'dan Sonra ; 17 Kevser Sûresi
    2 Rekât : Fatiha'dan Sonda; 5 İhlâs Sûresi
    3 Rekât : Fatiha'dan Sonra ; 1 Felâk Sûresi
    4 Rekât : Fatiha'dan Sonra ; 1 Nâs Sûresi

    Safer ayının ilk ve son çarşamba günü, öğlen ve ikindi namazı arasında kılınacak namazdır;
    1 Rekât : Fatiha'dan Sonra ; 11 İhlâs Sûresi
    2 Rekât : Fatiha'dan Sonda; 11 İhlâs Sûresi
    Bu namazdan sonra100 kere "Yâ dâfia'l-belâyâ, idfâ anna'l-belâyâ, fallâhü hayrun hâfizan ve hüve Erhâmü'r-Râhimin, inneke alâ külli şey'in kadir" okunmalı ve dua edilmelidir.

    Yine Korunmak için;
    Ayet-el Kûrsi:
    Evden çıkarken ve eve girerken Ayet-el Kûrsi okunmalıdır: Evden çıkarken okuyan her işinde muvaffak olur ve hayırlı işleri başarır. Evine gelince okursan iki Ayet-el Kûrsi arasındaki işlerin hayırlı olur ve fakirliğin önlenir. Bir kimse evinden çıkarken Ayet-el Kûrsi'yi okursa, Hakk Teâlâ yetmiş Meleğe emreder, o kimse evine gelinceye kadar ona dua ile istiğfar ederler.

    Evden çıkarken üç kere: "BİSMİLLAHİ HASBİYALLAHİ LAİLAHE İLLA HÛ ALEYHİ TEVEKKELTÜ VE HÜVE RABBİL ARŞİL AZİYM" söylenmelidir.


    Safer ayında her gün mutlaka 100 kere "LA HÂVLE VELÂ KUVVETE İLLA BİLLAHİL ALİYYİL AZİYM" denilmelidir. Günde 100 kere söyleyenden, en hafifi fakirlik olmak üzere 70 çeşit bela, musibet kaldırılır.


    Ayrıca yine safer ayında (ve her zaman) her gün mutlaka günde 100 kere salâvat getirmek lazımdır. salâvat çok bela ve musibetleri çevirir, dünya ve Ahirette kurtuluşuna sebep olur. En EFDÂL Salâvat'ı Şerife: "ELLAHÜMME sâlli âla seyyidina Muhammedin ve ve âla âlihi ve sahbihi efdâle salevatike ve adade me'lumatike ve bârik ve sellim"


    ALLAH'u Teâlâ'yı devamlı zikretmek lazımdır. Zira ALLAH'u Teâlâ'yı zikretmek en büyük ibadettir, belaları musibetleri çevirir. En efdal zikir "LA İLAHE İLLALLAH" dır.


    Enes bin Mâlik'e RA Peygamberimizin SAV öğrettiği çok tesirli bir dua:
    Bu duayı sabah (mümkünse güneş doğmadan) 3 kere ve akşam güneş battıktan hemen sonra okuyan, korkmaya tek layık olan yalnız ALLAH'tan C.C. korksun . Başta zalim devlet başkanı , şeytan, cin ve insanların şerrinden, büyü ve efsunlardan hiçbiri ALLAH'ın C.C. izniyle hiçbir şekilde zarar veremez. Hz Osman'dan RA bildirildiğine göre ani belalardanda korunur. Ayrıca Zehir verilse tesir etmez ALLAH'ın izniyle(hergün okumak lazımdır):
    "Bismillahillezi Lâ Yedurrü meâs mihi şey-ün fil-erdi ve lâ fissemai ve hüves semiül âliym"
    ŞİMDİ SUS GÖNLÜM!. SUS VE TESLİM OL!FANİ UMUTLARLA TÜKENMEKTEN VAZGEÇ DÜNYA BUNA DEĞMEYECEK KADAR KISA SABIR ZAMANI KISA BİR ŞİMŞEK PARILTISI KADAR KISA!.

    UNUTMA EY GÖNÜL,BURASI DÜNYA!SEFASI DA FANİ,CEFASI DANE OLUR GÖZLERİN YAŞARSADA,DİLİN ANCAK RABBİNİN RAZI OLDUĞU SÖZ SÖYLESİNSABRET GÖNLÜM!PES ETME!!!.


  6. #6
    Status : İlim-irfan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Dec 2008
    Mesajlar: 1.537
    İlim-irfan yakında ünlü olacak
    Tecrübe Puanı
    0

    paylaşım yapanlardan Allah razı ola

    Arifan dergiside güzel bilgiler vermiş


    Selam ve dua ile.
    Bilgi hem nîmet hem de âfettir. Eğer ilim irfâna dönüşerek gönüllerimizi kemâle erdirirse bu bir nîmettir. Ama ölü vaziyette kalır da nefsimizin gurur vitrini olursa bu da âfettir. Onun içinilmin irfâna dönüşmesi zarurîdir.

  7. #7
    Status : Gülseli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Aug 2009
    Bulunduğu yer: بلا مكان أو مكتب
    Mesajlar: 7.724
    Gülseli etkileyici bir atmosfer sağlar Gülseli etkileyici bir atmosfer sağlar Gülseli etkileyici bir atmosfer sağlar
    Tecrübe Puanı
    0

    Teşekkürler Huri Naz. Güzel bilgi.

  8. #8
    Status : *Gökçe* isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Oct 2009
    Bulunduğu yer: RABBİMİN GÖRDÜĞÜ YERDEN...
    Mesajlar: 4.887
    *Gökçe* yakında ünlü olacak *Gökçe* yakında ünlü olacak
    Tecrübe Puanı
    0

    razı olsun huri naz canım çok güzel aydınlattın beni rabbim seni korusun .

  9. #9
    Status : _Kâinat_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Jan 2009
    Bulunduğu yer: ..............
    Mesajlar: 3.009
    _Kâinat_ yakında ünlü olacak
    Tecrübe Puanı
    0

    Alıntı *gökçe* Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Safer ayı niçin bela ayıdır böyle bir ay var mıdır?Peygamberimizin bu ayda belaya uğrayip hasta oldugu doğrumudur ve bu ay icin yapılması gereken özel bir ibadet veya korunma duası varmıdır?



    Soru: Safer ayı gerçekten musibet ve bela ayı mıdır? Bunu söyleyenler bir hadisin olduğundan bahsediyorlar. Bu konuda bilgi verirseniz memnun olurum.

    yanlış bir düşünce. herhangi bir zamana belalı deme anlayışı İslam'da yoktur.
    Belki
    .Bir umut işte

  10. #10
    Status : nihle nf isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Üyelik tarihi: Jan 2010
    Bulunduğu yer: uzaklardayım....
    Mesajlar: 627
    nihle nf seçkin bir yolda olduğunu belli
    Tecrübe Puanı
    0



    tovbe tovbe bela muslumanın agzından çıkmaz kı ay belalı olsun yok oyle bı ay

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok



SEO by vBSEO 3.6.0 ©2011, Crawlability, Inc.