Hz. Aişe (r.a)'den rivayet edilen bir hadis-i şerirle; tırnakların kesilmesi, fıtrattan yani bütün peygamberlerin dinlerinde yer alan ve uygulanan işlerden olduğu belirtilmiştir. (Müslim)

Yine Hz. Aişe (r.a)'rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber (Sall-u Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur;

"Her kim cuma günü tırnaklarım keserse, bir daha ki cumaya kadar bütün kötülüklerden korunur." (Deylemi)

Tırnakların nasıl kesileceği hakkında bir çok görüşler varsa da, îmam-ı Nevevi'ye göre müstehap olan ayaklardan evvel ellerden başlamaktır. Evvela sağ elin şahadet parmağından başlanıp, sonra orta parmaktan küçük parmağa kadar sıralı kesilir. Sonra baş parmak kesilir. Daha sonra sol elin küçük parmağından başlanıp sırayla baş parmağa gelinir. Bundan sonra sağ ayağa dönülüp en küçük parmaktan başlanıp, sırayla sol ayağın en küçük parmağında bitirilir. Kesilen tırnaklar toprağa gömülmelidir. Tırnak kesme hususunda îbn-i Abidin şöyle demiştir;

"Bir kimse tirnaklarini, dikkatsizlik ve ihmal yuzunden vaktinde kesmeyerek uzatirsa, o kimse gecinmek hususunda nzik darlıgına duşer. Feyz ve bereketten mahrum kalir."

Tirnaklari kesmek için gece gunduz olmasi farketmez. Yani gece de gunduz de tirnak kesilebilir. Geceleri tirnak kesilmez sozunün hiçbir dayanagi yoktur. Tirnak, etek ve koltuk altlarını kesilmesi kir günü geçmemelidir. Nitekim Enes bin Malik (r.a)'den şöyle rivayet edilmiştir;

"Resulullah (Sall-uAleyhi VeSellem) bize, biyigi kisaltmak, tirnakları kesmek, etek trasi ve koltuk altini yolmayi kirk günden fazla terk etmemekle vakitledi." (Tirmizi, Muslim, Nesai)